Actions

Work Header

Rating:
Archive Warning:
Category:
Fandom:
Relationship:
Characters:
Additional Tags:
Language:
Türkçe
Stats:
Published:
2023-01-26
Completed:
2023-01-30
Words:
1,576
Chapters:
2/2
Comments:
24
Kudos:
21
Bookmarks:
1
Hits:
176

bulmaca kulesi one-shotları

Summary:

Can yağmura yakalanıyor, Mert yardımına yetişiyor

Notes:

mert grubun baby girl'ü, aksini iddia eden etmesin B)
ve evet miular kedi

Chapter 1: yağmur altı

Chapter Text

Ayağını savurmasıyla sıçrayan yağmur birikintisini izleyip iç çekti.

'Şansın bu kadarı...'

Sadece yarım saat daha bekleseydi bu halde olmayacaktı; Aslı ona kalmasını teklif etmişken neden 'erkenden çıkarsam yağmura yakalanmam' diye ısrar etmişti ki? Aslı'nın koleksiyonundan çaldığı bir çayı kaynatıp sıcacık battaniyesine sarılabilirdi. Ama hayır, riske girmek zorundaydı.

 

Şimdi evinden uzakta, bir binanın altına saklanıyordu. Telefonundan titreşim geldi, ekranı açtığında yarım saat önce birlikte olduğu kişiyle karşılaştı.

 

Aslı

can?

evine ulaşabildin mi

yağmur altında kalmadın değil mi?

Hala yoldayım

Yağmurun ulaşamadığı bir yere sıkıştım şu anlık,,

Biraz yavaşlasın eve geçerim.

ah be can

bir kere sözümü dinlesen n'olurdu

Özür dilerim

tamam tamam,, neredesin şu an?

 

Gözlerini ekrandan ayırıp sığındığı binaya baktı.

 

Lokum Fırın'ın oradayım

Endişelenmene gerek yok

peki, kendine dikkat et

Sen de

 

Telefonunu kapatıp cebine koydu, yağmur yavaşlayınca evine gideceğini söylemişti ama ya yavaşlamazsa? Bu hızda eve gittiğini hayal edip titredi, kesin hasta olacaktı. Ellerini montunun cebine koyup kendini ısıtmaya çalıştı.

Bir süre sonra yağmurun arasından gelen sokak kedisini gördü; kedi, krem rengi kürkünden damlayan yağmuru çırpıp yanına sokuldu. Can, yüzünde beliren gülümsemeye engel olamadan eğildi. Zaten ıslanmıştı ıslanacağı kadar, biraz daha ıslansa n'olurdu ki?

 

"Merhaba,, sen de benim gibi şansını mı denemek istedin?" sesini yumuşatıp kediyi sevmeye başladı, kedi kendisine temasta bulunan ele kafasını sürttü.

Can iç çekip devam etti "Anlaşılan kader ortağıyız."

 

"Sana eşlik edecek birini çoktan bulmuşsun, acaba gelmese miydim?"  İkili beklemedikleri sesle irkilip sesin sahibine döndü.

"Can, değil mi? Aslı senden bahsetmişti, yakınımda olduğunu duyunca yardıma geldim." Can kaşlarını çatıp ayağa kalktı. "Neden?"

 

"Aslı o kadar nazik sorunca onu kıramadım..." Çocuk boştaki eliyle ensesini okşayıp gözlerini kaçırdı. "... ve lise sınavlarında verdiğin kopyalar için teşekkür olarak sayabilirsin."

Oh. "Ah sen... Mert, değil mi? Fizik dersinde aynı sınıftaydık." Siyahlı kendini beğenmiş bir gülümseme takınıp göğsünü kabarttı. "Ta kendisi!"

 

Gözlüklü gözlerini devirip kollarını göğüsünde birleştirdi. "Yardım için buradayım diyorsun?"

Mert, şemsiyeyi tuttuğu elini Can'a uzattı. "Şüphen mi var?" Omzunu silkip uzatılan şemsiyenin altına girdi, "Emin olmak için..." 

Tam yön değiştirip yollarına devam edeceklerdi ki önceki kedi ayaklanıp aralarına girdi. "Ah... Dostun seni bırakmak istemiyor gibi. Neden onu da yanına almıyorsun?" 

Can bir süre kediyi izleyip kafasını iki yana salladı. "S-sahibi ben değilim, başıma iş açmak istemiyorum." Mert bilmiş bir gülümseme sunup Can'a eğildi. "Ne o? Sahibinin evine dadanmasından mı korkuyorsun? Sorun buysa için rahat olsun, kedinin sahibi yok. Bakımını üstlenmek istemiyorsan orasını bilemem..." Önüne dönüp yanındakinin karar vermesini bekledi.

"İyi tamam,, bizimle gelsin bakalım." Yere eğilip kediyi kucakladı. Kedinin heyecanla kuyruğunu sallayışını görünce gülümsedi.

 

"Evim karşıdaki yeşil bina, yağmur yavaşlayana kadar konuğum olmaya ne dersin?" Gözlüklünün hoşnut olmayan bakışlarıyla karşılaşınca ekledi. "Merak etme bana güvenebilirsin, hem sana bir şey olsa Aslı'ya hesap sormam gerekir. Kimse Aslı'nın karşısına geçebilecek kadar cesaretli değil."

Can gözlüğünü düzeltip kıkırdadı. "Haklısın... Peki, yavaşlayana kadar dursam sorun olmaz herhalde." 

"Hn." Mert kafasıyla onaylayıp, ikiliyle evine yöneldi.

 


 

"Yavaş, saçına zarar vereceksin." Elinde kahvelerle oturma odasına giren çocuk şikayet etti. Yapılan uyarıyla hareketlerini yavaşlatan Can kafasını havludan dışarı çıkardı. "Doğru, hızlıca işimi bitirirsem daha iyi olur diye düşünmüştüm." Mert kahveleri masaya koyup bir süre Can'ı süzdü.

"Teşekkürler, kıyafetler ve havlu için." gözlerini kaçırıp söyledi. "Lafı mı olur? Aslı'nın arkadaşı benim de arkadaşımdır. Hem senden aldığım kopyalar babamdan kurtulmamı sağladı, bunlar hiçbir şey."

Mert'in koltuğa geçtiğini gören Can havluyu sepete koyup karşısına oturdu. Mert'in hazırladığı kahveyle ısınmaya çalışırken gelen soruyla kafasını kaldırdı.

"Adını ne koyacaksın?" Krem rengi kediye bakarak sordu. "Bilmiyorum, önerin var mı?" Mert ellerini kaldırıp omzunu silkti. "Kedimin adı Baş Belası, bana sormak ne kadar mantıklı?" Can bilmiş bir gülümseme sunup gözlerini devirdi. "En azından 'Tek Göz' koymamışsın, senden beklerdim." Baş Belası gri renkte bir gözü olmayan kediydi.

"Hey, o kadar da değilim canım!" Can gülüşünü saklamak için kahveden bir yudum aldı.

 

"Miu."

"Hm?"

"Adını Miu koyacağım, miyavlayışı 'miu' der gibi." Mert oturduğu yerde gevşedi, "Ah, anladım..." Birbirlerine sarılan kedilere bakıp yorum yaptı. "Bela, Miu'yu sevmiş gibi duruyor."

"Mhm." 

"Hadi bundan sonra daha çok görüşelim, kediler bu kadar çabuk alışmışken aralarını açmak yazık olur." Mert kendinden emin bir gülümsemeyle fikrini belirtti.

 

"Misafirperverliğini beğenirsem düşünebilirim." Kendini beğenmiş ses tonu Mert'in gülmesine neden oldu.

"Ah ama bu haksızlık değil mi? En azından bir gecelik şans ver, birkaç saatle misafirime iyi bakacağımı nasıl kanıtlayabilirim? Hem yağmurun yavaşlayacağı da yok." Can yalandan afallamış gibi davrandı "Bu kadar mantıklı bir neden... Beni şaşırtıyorsun Mert."

 

Mert yalnız kalmak istemiyorsa, bunu dile getirmeyecekti.

Can evine geri dönmek için fazla yorgunsa, bunu dile getirmeyecekti.

Onun yerine aptal bahanelerle istediklerini elde edeceklerdi, ikisi de bu durumdan memnunsa kim karşı çıkabilirdi ki?